Gianina Carbunariu ile Oyun Atölyesi
HasanOzgan
“Yeni Oyun Yeni Tiyatro” proje kapsamında Gianina Carbunaria katılımıyla 3 gün sürecek bir atölye’ye katıldım. Atölyeden birkaç izlenimim iletmek istiyorum. Öncelikle Gianina, katılımcılara bir soru yöneltti.
Sizin tiyatronuzun ne yapmasını istiyorsunuz. Bir kelimeden oluşan ve her kelimenin bir karta yazılacağı, toplamda 3 tanım istedi. Sonra herkesin yazdıkları toplandı ve bir yere konuldu. Ve tüm katılımcılar beğendikleri kendileri dışındaki diğer tanımlardan toplamda 3 karta artı işareti ve bir kartada eksi işareti koydular.
Benim bir oyunda insanlara vermek istediklerim şunlar aslında.
Eğlence:
Tiyatro ile yeni tanışan kişilerin, sevebilecekleri bir oyuna gitmesini hep önermişimdir. Bazı oyunlar gerçekten, ilk kez tiyatroya giden birini tiyatrodan soğutabiliyor. Bu sebeple, hedef kitlesine göre eğlenceli olmalıdır.
Şaşırtmak:
Diyalogtan çok, öykünün kurgusuyla ilgilenen biri olarak, süprizi olan ve iyi kurgulanmış oyunlar yazmak isterim. Bugün yazılan bir oyunu diğer dillere çevirdiğimiz zaman, estetik diyaloglar yok olabiliyor. Bu sebeple bence tiyatroda öykü çok önemli. Tabii öyküyü tamamlayan yan öğeler, dramatik nesnede cabası.
Kurcalamak:
Tiyatroda en önemli kural, ana tema ve karşıt temayı çatıştırarak karakterlerin ilişikileri ile öyküyü derinleştirmek, ana tema karakterinin değişimi ve final ile sonlandırmak gerekir. Durum böyle olunca, tema çok önemli bir hal alıyor. Genelde temalarımda bir konuyu kurcalamak ona farklı bir açıdan bakmayı seviyorum.
Aldığım diğer notlar ise şöyle;
Tiyatroda bir oyunu;
- Tema yönlendirebilir
- Hikaye yönlendirebilir
- Karakter yönlendirebilir
- Dil (Uslüp) yönlendirebilir. (Dilden kasıt dialog değil!)
Bir diğer nokta ise tiyatroda ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimizimiş.
Yurtdışındaki tiyatro yazarları, bir metni okuduklarında ilk 10 sayfaya göre oyuna devam edip etmemeye karar veriyorlarmış. Bu da merak unsurunun önemini ortaya çıkarıyor. Dialoglar kısa ve net cümlelerdene oluşması gerekiyor.
Son olarak bugün tiyatroda, yabancı birine oyunu anlatınca tiyatroda dilin ne kadar yavan olduğunu gördüm. Önemli olan iyi bir öykü. Eğer kurgu ve tema iyi ise hangi dile çevrilirse çevrilsin eser bozulmamış oluyor.
