HURDA
HasanOzgan

Yeşilin mavi ile bütünleştiği alabildiğine çayırla
bu yeşilliği yaran bir patika.
Patikanın yanında minibüslükten çıkmış bir hurda.
KİŞİLER
YUSUF Çoban
JOSEPH Gezgin, seyyah, çelebi.
Batıya hayran, batıyı merak eden doğulu genç çoban Yusuf. Tek hayali hurda aracını çalıştırıp batıya gitmek. Oraları görmek. Hayallerinde batıyı yüceltmek. Sanki biri gelecek, sihirleri ile tüm hayatını değiştirecek. İşi gücü olmuş beklemek. Her çoban gibi hayal kurup, kuzuları ile eyleşmek. Yusufun terk gerçeği hurda, zamanı gelince işleyecek.
Batıdan gelen gezgin Joseph. hayallerini gerçeğe koşmuş. Her yaptığı işte emeğini yormuş. Doğuya giderken bir çobanın yanında durmuş. Oyunculuk konusunda üstüne yokmuş. Hayallerinde boğulan çobanı görünce onu dürtmesi farz olmuş.
YUSUF
(Elinde yavru bir kuzuyla konuşur)
Gitmek istiyorum buradan, patika yolun bittiği yere.
Neler olacağını bilmediğim hayal ülkesine.
Ah canım kar tanesi, bir yolunu bulsam,
Şu hurdanın çalıştığı yerlere gider miyiz birlikte?
Ama nasıl giderim bilmem
Şu hurda çalışmayınca güneşin battığı ülkeye.
JOSEPH
(Joseph sahneye soldan girer)
Selam,
Var mı izin soluklanmak isteyen bu batılı seyyaha.
YUSUF
Gel otur şöyle,
Neden geldin güneşin doğduğu bu cehenneme
Yolunu söyle, paylaş çobanlık yapan gariple
JOSEPH
Aradığın dedi bir bilge, şu dağın ardında
Deli gönlüm dinler mi dağ bayır patika
Gelebildim üç koca ayda bu cennet diyara
YUSUF
Gitmeli bu garip Yusuf; batıdan doğan güneşe
Biricik sevgili kar tanesiyle
JOSEPH
(hurda aracı gösterir)
Orada güneş dahi bunun gibi bir hurda
Gerçeklerin saklandığı delirten bir dünya
YUSUF
Hurdayı patika yolun sonundaki denize
Götüreceğim, özgürleşmek ümidiyle
Yardım eder misin benim gibi cahil birine
JOSEPH
Anladım ki umudun bu hurda
Deneyebiliriz elbette çalışmasa da
(Joseph, hurdanın motor kapağından içeri bakar. Sonra tekerleklerin dördüne de)
Durum vahim gibi olsa da
(Hurda’nın içine girerler.)
Geç şu soldaki direksiyona
Gidecek bu araç tekerlekleri olmasa da
YUSUF
Sen sihirbaz gücünle
Götür beni güneşin battığı ülkeye
JOSEPH
Gözlerini kapat korkma
Umudunu kaybolmasın bu yolda
Gidiyoruz görmediğin patikanın sonuna
Selam söyle batıdan esen asi rüzgâra
(hurdanın içinden çıkar ve hurdayı sallar)
Acımasız ve keskin topraklarda
Sabretmen gerek bitecek bu sallanma
(az ilerideki kuyudan biraz su çekip; Yusuf’un ayaklarını ıslatır)
İşte nihayet gelebildik denizi gören patikanın sonuna
Gözlerini açmadan kendini akıntıya bırak ve rahatla
YUSUF
Irmakları özgürleştiren, denize
Açsam görsem bu güzelliği bende
JOSEPH
Gözlerini açma
Büyü bozulur yoksa
(Gözlerini açar ve hırçınca)
YUSUF
Hani nereden o güzel ülke
Gerçek olmadığını en başında söylesene
İnanmıştım aldatan sözlerine
JOSEPH
Bu küçük oyunuma darılma
Haydi ama, bana kırılma
Anlatmalıydı biri sana
Hayali gerçekleştirmek için asla bahanelere sarılma
Kendini bile, taşıyamayız bu hurda
(Aşağıdaki dörtlükle sahneyi terk eder)
Irmakların denize kavuştuğu
Gezginim bu dünyada
Yeşilin göğe tırmandığı
Bu özgür topraklarda.
(PERDE)
